kişisel günlüğüm
Kurban bayramındaki güzel havaları fırsat bilerek üç kişilik ekiple yaklaşık 1400kilometre yol katettiğimiz 4 gün süren kısa bir Batı Karadeniz turu yaptık. Rotamız özetle şu şekilde: İstanbul – Mengen – Eski Pazar, Karabük – Safranbolu – Eflani – Daday – Kastamonu – Devrekani – Abana – İnebolu – Cide – Amasra- Bartın – Zonguldak – Akçakoca – İstanbul
Ekibin geri kalanıyla buluştuktan sonra yolculuğun otoban kısmını yüksek bir tempoyla katettik. Berceste tesislerinde ilk molamızı verip soluklandıktan sonra öğlen yemeği durağımız olan Mengen’e doğru teker döndürmeye devam ettik. Güneş yavaştan alçalmaya başlamıştı bile. Burada mis gibi kavurmalarımızı yedikten ve de biraz soluklandıktan sonra Eskipazar üzerinden Safranbolu’ya doğru yola koyulduk. Yol üzerinde tarihi bir kalıntıda kısa bir mola verdik. Devlet baba bir kısmı gün yüzüne çıkarılmış kalıntılar için 2005′te bütçe ayırmayı bırakmış. Ama önümüzdeki sene tekrar devam edilecekmiş. Güneş iyiden iyiye alçaldığı için fazla birşey göremeden yolumuza devam ettik.
Safranbolu’ya vardığımızda hava çoktan kararmıştı. Tavsiye üzerine Safranbolu’da Tabağ Ahmet Bey Konağı’nda kaldık. Sahibi Cengiz abi, kendi aramızda “Beyaz Müslüman” olarak nitelendirdiğimiz, dini bütün, kibar, hoşsohbet, misafirperver bir işletmeci. Bizi Safranbolu’da meydanda karşılayıp Konağı tarif etti. Cumbalı şirin bir oda ayarlamış bize. Hemen üstümüzdekilerden kurtulup günlük kıyafetleri giydik ve meydana indik. Şehirde ünlü olan ancak bize pahalı gelen kuyu kebabından ortaya isteyip bireysel olarakta yine yöreye özgü ıspanak, soğan ve kıyma ile yapılan pide ile karnımızı doyurduk. Ardından dooooğru Tarihi Cinci Hamam’a :) Ter attık, rahatladık. Su şakası da yaptık :P
Hamamda alışık olmadığımız bir görüntü karşısında şaşkınlık ve sırıtan suratlarla birbirimize bakmaktan kendimizi alamadık. Hamamda kese yaptıranlardan bazıları kese sırasında üzerlerindeki peştemaldan tamamen kurtulup sonrasında ise yeni peştemal değişimini içerde herkesin ortasında yapıyorlardı :)
Kese ve masaj için sıramız kaynayınca vazgeçip rahatlamış bünyeleri sıcak içeceklerle ısıtmaya, çarşıdaki şirin bir cafede devam ettik. Közde pişirilen Türk kahvesi ve sahlep oldukça lezzetliydi, eğlenceli sohbette cabası.
Yarın Valla Kanyonunu gezeceğiz, çok geç kalmadan konağa dönüp dinlenmek istiyoruz. Cengiz abi sağolsun meyve, çay ve baklava ikramlarıyla bize ufak bir ziyafet daha çektirdi :) Ardından yataklarımıza çekildik.
Safranbolu’ya gece geldiğimiz için şehri gezme fırsatımız pek olmadı. Sabah kalkıp şehirde gezinip yöresel lezzetlerden ve özgü şeylerden hediyeler aldık…
Bu günlükte ilgi alanlarımla ilgili makale ve deneyimlerimi, motosiklet gezilerim ve ilgili notları ve yazılım üzerine çeşitli bilgi, inceleme ve araştırmaları bulabilirsiniz. Elimden geldiğince güncel tutmaya çalışacağım.
Makaleyi Yorumlayın!