Safranbolu’daki turumuzu bitirdikten sonra Valla kanyonuna doğru yola çıktık. Bizi keyifli bir yolun ve müthiş bir doğa harikasının beklediğinden eminiz.

Valla kanyonuna doğru giderken yol üzerindeki büyük bir Milli Park tabelasının üzerinde Valla Kanyonu sapağı gördük ve saptık. Bir süre köy yollarında seyrettikten sonra gevşek zeminli, koca koca taşların olduğu bir yola geldik. Burada kısa bir mola verip başladık yokuşu tırmanmaya. Yer yer çamur ve yoğun taşlarla dolu yolun sonunda bir köye vardık. Ortada kanyon falan yoktu :) Sağda Milli Park girişi vardı. Hakan bir köylüye yolu sorunca anladık ki yanlış yoldaymışız.

O yollardan elimiz boş dönüp anayoldan devam ettik. Leziz manzara eşliğinde ince mıcırlı dağ yollarında bir süre seyrettikten sonra kanyon tüm iştihamıyla karşımızdaydı. Yol üzerinde kısa fotoğraf molalarından sonra güneşin göğü kızıla boyamaya başladığı saatlerde kanyona vardık ve zaman kaybetmeden, köylü bir çocuğun rehberliğinde kanyona doğru yol almaya başladık. Yaklaşık 20dakika süren bir patika yolculuğundan sonra Valla kanyonu tüm heybetiyle bizi karşıladı. Köylü çocuktan kısa bilgi aldıktan sonra cesaretimi toplayıp kendimi korkuluk demirlerinin arkasına atım ve kanyonu yakından görmeye gittim. Dönünce benim gazımla Hakan’da çıktı ve manzaranın tadını çıkardı.

Bugünkü hedefimiz aslında İnebolu’ydu. Ancak yolda fazla vakit kaybedince ve Safranbolu’da çok zaman geçirince planları değiştirip, rotamızı Kastamonu’ya çevirdik. Valla Kanyonu’nda çıkıp anayola döndüğümüzde hava çoktan kararmıştı. İlk başlarda Pınarbaşı’nda kalmayı düşündük ancak şehirde verdiğimiz moladan sonra bizi sarmadı ve Kastamonu’ya doğru karanlıkta yol almaya başladık. Gündüz gözüyle muhtemelen manzarasından çok keyif alacağımız virajlı yolları tepip Eflani üzerinden Kastamonu’ya vardık. Hava o kadar soğumuştu ki ben ilk kez titreyerek motor kullandım :) Verdiğimiz ilk mola da üşüyen yerlerimi motorların mutelif sıcak noktalarında ısıttım.

Kastamonu’da da yine otantik bir konakta kalalım istedik ama söyledikleri rakamlar o kadar uçuktu ki vazgeçip, o an aklımıza gelen öğretmen evini tercih ettik. İyiki de böyle yapmışız. Zira çok temiz, düzenli, standart tüm imkanları olan bir oteldi. Kesinlikle yolunuz düşerse değerlendirmelisiniz.

Çok üşüdüğümüz ve de zorlu parkurlarda yorulduğumuz için odalarımıza çekildikten sonra Kastamonu’yu gezmek için dışarı çıkmadık. Odalarımızda dinlenip keyif yaptık. Yarın Abana ve İnebolu üzerinden sahil yolunu kullanarak Amasra’ya gideceğiz. Rakı balık hayallerimiz var :) Bizi Karadeniz coğrafyasının müthiş virajları ve manzarası bekliyor.