kişisel günlüğüm
Bazı nedenlerle yolculuğun başlamasına 2 hafta kala bu yolculuğa dahil olmaya karar verdiğim için hazırlık süreci bir hayli stresli ve yoğun geçti. Motorun hazırlanmasının yanında yurtdışına çıkış için gerekli belgelerin alınması, pasaport ve hepsinden önemlisi vize alım süreci beni bir hayli yorsa da en sonunda tamamlayabilmiştim.
Yolculuğumuz 7 Eylül Salı akşamı 17:00 de başladı. Yolculuğun Yunanistan kısmına işlerinden ötürü Murat dahil olamadı. Murat bizimle 10 Eylül’de Makedonya sınırında buluşacak. Zafer ile Mahmutbey gişelerde buluşup kısa bir ayaküstü sohbetten sonra İpsala’ya doğru yol almaya başladık.
Sabah erkenden kalkıp toparlanma faslını hallettikten sonra birşeyler atıştırıp sınır kapısına doğru yol aldık.
Bugünkü planımızda otelin arkasında bulunan plajda denize girip ardından tarihi Acropolis şehrini gezmek var. Sabah uyanıp kahvaltımızı yaptıktan sonra kendimizi plaja attık. Beklediğimizin çok altında bir plajla karşılaştığımız için deniz keyfi ne yazık ki hüsranla sonuçlandı. Ama gitmişken girmemezlik etmedik. :)
Bugün büyük gün! Çünkü geziye Balkanlar ismini veren ülkelerden ilkine yani Makedonya’ya gideceğiz. Bizi yine 720kmlik uzun ve sıkıcı otoyollar bekliyor ama sonundaki ödül için değer :)
Üsküp’ten güney batıya doğru inip Struga’daki sınır kapısından Arnavutluk’a girip ardından Karadağ üzerinden Dubrovnik’e gitmeyi planlıyorduk. Uzun ve bir o kadar da yorucu bir yolculuk olacaktı.
Dün gece gördüğümüz coşkulu kalabalık, genel olarak Makedonya’da gördüğümüz sıcakkanlı tavırlar belki de bu gezinin kırılma noktasıydı. Gezinin buraya kadar olan kısmında yaşadıklarımız bizi o kadar mutlu ediyordu ki planlarımızı tekrar gözden geçirip İtalya’yı rotadan çıkarıp ve bunun yerine Bosna Hersek’i görmeye haliyle bu topraklarda daha çok vakit geçirmeye karar verdik. Demiştim ya, bu gezi yaşıyor! Çok doğru bir karar verdiğimizi sonradan anlayacaktık.
Murat’ın Sarajevo hakkında anlattıkları ile merakımız gittikçe katlanıyor ve bizi neyin beklediğini gerçekten merak eder hale geliyoruz. Rahatlıkla kendi dilimizi konuşacağımızdan, motorların plakalarını görenlerin bize oldukça ilgi göstereceğinden bahsediyor. Bugün rotamızda Sarajevo var :)
Bugün Sarajevo‘dan ayrılıyoruz ve Mostar üzerinden Dubrovnik‘e varmayı planlıyoruz. Elbette tarihi Mostar köprüsünü de ziyaret ederek… Bu geziye biraz da tatil havası katabilecek son durağımız ise Dubrovnik.
Rotamızdaki en uç noktaya ulaşmıştık. Üzerimizde tatlı bir yorgunluk var. Bu tarihi ve turistik şehirde bir tam gün geçirip hem dinlenmeyi hemde tatili tatil yapan deniz, kum, güneş üçlüsünün keyfini çıkarmayı planlıyoruz :)
Bugün rotamızda 3 ülke -yoksa 4 mü demeliydim? :)-, 6 sınır kapısı, harika manzara eşliğinde mükemmel virajlar var… Dubrovnik’ten çıkıp, Karadağ’ı geçip Kosova’da konaklayacağız… En azından öyle umuyoruz :)
Dün çok geç saatte varabilmiştik Üsküp’e ve oldukça yorulmuştuk. O yüzden bugün bütün gün ense yapacağız. Daha önceden çok hoşumuza giden şehri güzelce gezip dinleneceğiz… Ayrıca şehirde Bira Festivali (Pivo Fest) var şansımıza. Yaşasın! :)
Bu keyifli gezi artık bitiyor ve bu sabah İstanbul’a evlerimize doğru yola çıkacağız. Önümüzde genel olarak sıkıcı otobanlarla dolu yaklaşık 900km lik sıkıcı bir yol var. Tempolu yol alarak akşam İstanbul’da olmayı planlıyoruz.
Bu günlükte ilgi alanlarımla ilgili makale ve deneyimlerimi, motosiklet gezilerim ve ilgili notları ve yazılım üzerine çeşitli bilgi, inceleme ve araştırmaları bulabilirsiniz. Elimden geldiğince güncel tutmaya çalışacağım.
Makaleyi Yorumlayın!